Avrasya Hospital - Şifa Kapısı
Ana sayfa
...
E-AVRASYA
İletişim Formları
Hastane Görselleri
Tetkik Sonuçları
Olay Bildirim Formu
Ramazan Ayı Beslenme Önerileri
Yazar Beslenme ve Diyet Polikliniği   
Perşembe, 21 Temmuz 2011
Mevsim sıcaklıklarının hala çok yüksek olduğu bir dönemdeyiz. Ramazan ayının bu döneme denk düşmesi sonucu, iftar, sahur ve ara öğünlerde tüketilecek  gıda ve sıvı miktarına dikkat etmemiz gerekiyor. Beslenme düzenimizin tamamıyla değiştiği ramazan ayında, kilo kontrolünü sağlamak, kilo almamak bazılarımız için zor olmaktadır. Özellikle ne zaman hangi besinleri tüketeceğimizi bilmemek, yanlış besin tercihi, vücudumuzun ihtiyacından oldukça fazla miktarda besin tüketmek bu durumu kaçınılmaz kılmaktadır.
Ramazan ayında asıl hedef kilo vermek değil, kiloyu korumak olmalıdır. Bu dönemi fırsat bilip kilo vermek için uğraşmak daha az besin tüketmek, ramazan ayı sonrasında fazla miktarda kilo almanıza neden olabilir. Bu sebeple vücudunuzun ihtiyacı olan kadar besin almanız en doğru seçim olacaktır.  
Yapılan
 Yanlışlar ve Doğruları
-Sahur öğününü
atlamak: Çoğu zaman üşengeçlik nedeni ile sahura kalmadan akşam yemek tüketerek yatağa dönülür. Bu şekilde beslenme düzeni gün içerisinde daha kısa süre tok kalmanızın yanında, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve dikkatsizliğe sebebiyet verecektir. İstenmeyen bu durumlar ile karşılaşmamak için sahura kesinlikle kalmalısınız.
-Sahurda yanlış besin
seçimi: Ertesi günü aç kalacağım düşüncesi ile sahurda yanlış besin tercihi yapmak gün içerisinde size bazı sıkıntılar yaşatabilir. Özellikle yağlı ve hamur işini sahurda ön planda tutarsanız gün içerisinde daha çabuk acıkabilirsiniz. Proteinden zengin besinlerin daha uzun süre tok tutucu olduğunu unutmamalısınız. Bu sebeple sahur sofralarınızda süt, yoğurt, ayran gibi besinlerin yanında tüketebiliyorsanız ızgara tavuk eti ve kurubaklagil çorbaları bulundurmalısınız.
-Zayıflamak düşüncesi ile yememek: “Nasıl olsa gün boyu aç kalıyorum, akşamda yemezsem kilo veririm” düşüncesi yanlıştır. Ramazan ayı vücudunuz için bir yenilenme ve toparlanma süreci gibi görülse de, metabolizma hızının oldukça düştüğü bir dönemdir. Buna ek olarak sizde vücudunuzun ihtiyacı olan besini karşılamazsanız vücudunuzda yağ depolanmasına neden olabilirsiniz.  Dilerseniz bu konuda bir uzmandan yardım alabilir ve kilo kontrolünü daha iyi sağlayabilirsiniz.
-İftarı geç açmak: Bazı sebeple
rden dolayı iftarı geç açmak, daha uzun süre aç kalmanıza neden olacaktır. Bu açlık sürecinin uzaması vücut tarafından artık besin alınmayacak olarak algılanabilir. Bu nedenle vücut depolama sürecine başlayacaktır. Yolda kalma, akşam hep beraber yeme vs. gibi düşünceler nedeni ile iftar zamanı kesinlikle atlanmamalıdır. Bu gibi durumlarda su içilmeli ve az miktarda da olsa midenizin çalışmasını sağlayacak karbonhidratlı besin (ekmek, pide vs.) tüketilmelidir.
-İftarı tek öğün olarak tüketmek: Yenilen çorba, salata ve ekmekten sonra iftarın ikinci öğününü yirmi dakika sonra yapabilirsiniz. Bu öğünde yine bol salata, tam buğday ekmeği, ızgara, haşlama veya fırında et/tavuk/balık veya sebze yemeği, yoğurt veya ayran tüketebilirsiniz. Yemeğin sonunda tatlı tüketilecekse sütlü tatlı olmasına dikkat etmelisiniz. Sütlü tatlı yerine meyve tabağı hazırlaya da bilirsiniz.

 

Ölçülü Beslenin Sağlıkla Kalın

Beslenme ve Diyet Polikliniği

Son Güncelleme ( Perşembe, 06 Ekim 2011 )
 
< Önceki   Sonraki >