Avrasya Hospital - Şifa Kapısı
Ana sayfa
E-AVRASYA
İletişim Formları
Hastane Görselleri
Tetkik Sonuçları
Olay Bildirim Formu
Sağlıkta Son Gelişmeler
Yazar Avrasya Bilgi İşlem   
Perşembe, 13 Kasım 2008

      Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu tebliğ maddelerine göre artık  hastalar için sağlıkta yeni bir dönem başlamaktadır.        

 

 

                 

          Avukat İlkşan URLU
Sağlıktaki Son Gelişmelerin Hasta ve Hekim Hakları Açısından Değerlendirilmesi.

            Sevk Zinciri uygulamasına geçilmiştir. Sevk Zinciri uygulaması şimdilik aile hekimliği uygulamasının başladığı illerde başlayacak ve 2009 yılı itibariyle ülke genelinde uygulanacaktır. Sevk Zincirini kısaca açıklayalım: Hastasınız ve tedavi olmak istiyorsunuz. İlk önce en yakındaki sağlık ocağına veya aile hekimine gidiyorsunuz orada bulunan pratisyen hekim sizi muayene edecek veya gerek görür ise !!! sizi bir uzman doktorun bulunduğu bir hastaneye sevk edecek. Eğer o sevk etmez ise gidemezsiniz. Eğer giderseniz devlet sizin tedavinizle ilgili hiçbir masrafı ödemez. Peki tedavi uyguladığı hasta başına döner sermayeden prim alan doktor sizi başka bir hastaneye sevk eder mi??? Bu soruların cevabı henüz belli değil. SUT  da en çok göze çarpan bir diğer değişiklik de hastalardan alınmasına karar verilen katılım paylarıdır.

          Buna göre  Devlet hastanesine gidip oradaki uzman bir doktora muayene olmak isteyen bir hastadan 3 YTL katkı payı alınacaktır. Araştırma hastanesine gitmek isteyen bir hastadan da 4 YTL katkı payı alınacaktır. Üniversite Hastanesinde Muayene olmak isten bir hasta ise katkı payı olarak 6 YTL ödeyecektir. Özel Hastaneye muayene olmak isteyen bir hasta ise Sosyal Güvenlik Kurumu’na 10 YTL katılım payı ödemek zorundadır.         Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı; Bu uygulamanın aslında hastanın lehine olduğunu söylüyor. Hastanelerdeki yığılmanın azalacağını ve ağır hastaların daha iyi şartlarda tedavi göreceklerini beyan ediyor. Peki ağır hasta olmayan, normal hastaların menfaatleri ne olacak, sağlık ocaklarında yetersiz şartlarda muayene olmaya zorlanan milyonlarca insanın menfaati ne olacak? Bu hastaların hasta hakları ihlallerinin hesabını kim verecek?? Bu sorular da şimdilik cevapsız kalıyor. Ayrıca bu uygulamada en çok dikkat çeken değişiklik ise en fazla katkı payının Özel Hastaneye gidenlerden hastalardan alınmaktadır. (10 YTL’lik farklar özel  hastanelere değil devlete ödenecektir.) Neden Özel Hastaneye giden hastalar en fazla katkı payını ödemektedirler?? Bunun kanuni ve mantıki hiçbir gerekçesi yoktur. Tedavi için Özel Hastaneyi tercih eden bir hasta, zaten devletin üzerinde bulunan ağır sağlık harcamaları yükünü kendince kısmen de olsa azaltmaktadır. Kendi cebinden muayene parası ödemektedir, özel hastane her yıl binlerce lira vergi ödemektedir. İş imkanları yaratmaktadır, ama en fazla katkı payı özel hastaneye gidenlerden alınmaktadır.Bu son derece haksız düzenlemenin, Danıştay tarafından iptal edilmesi hiç de şaşırılacak bir durum olmayacaktır. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarınca davalar açılmış olup henüz çok yeni gelişmeler olduğu için davaların nasıl sonuçlanacağı merakla beklenmektedir. Daha önceki yazımızda eleştirdiğimiz paket fiyat uygulaması Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı vermesi üzerine kaldırılmış ancak bu değişiklik 26 gün sürmüş SUT ile birlikte paket fiyat uygulaması yeniden başlatılmıştır. Paket fiyat uygulaması Anayasa’ya aykırı bir uygulamadır. İnsanların insanca sağlık hizmeti almasını engelleyici bir düzenlemedir. Modern tıp bilimine aykırı bir uygulamadır.

       Paket fiyat uygulamasından vazgeçilip, verilen hizmetlerin ücretlendirilmesi uygulamasına geçildiği takdirde de verilen hizmetlere uygun bir ücretlendirme yoluna gidilmeli. Anayasanın 18. maddesi gereğince Angarya olarak nitelendirilecek uygulamalardan kaçınılmalı, hem hekimleri hemde özel sağlık kuruluşlarını Anayasa tarafından teminat altına alınan Angarya Yasağına rağmen zararına yada bedavaya çalıştırmaya zorlanılmammalıdır.

       Paket fiyat uygulaması hekimlerin çoklukla kullanmayı sevdikleri ve son derece yerinde bir deyiş olan “Tıpta hastalık yoktur, hasta vardır.” Sözüne aykırı olarak hastaları branşlara göre sınıflandırarak, belli hastalıklara belli başlı tetkiklerin yapılmasını bunun dışında da hiçbir tetkikin yapılmamasını içeren bir uygulamadır. Bu uygulamanın hekimleri çoğu zaman çok zor durumda bıraktığı, açıkça hekimlerin özgür çalışma haklarına bir müdahale olduğu artık tartışılmayacak derecede ortaya çıkmıştır. Ayrıca hastaların  modern tıp bilimi ve en son teknolojik imkanlardan da yararlanmalarının kısıtlanılması da hasta haklarının ağır derece ihlaline sebep olmaktadır.
Son Güncelleme ( Pazartesi, 11 Nisan 2011 )
 
< Önceki   Sonraki >