|
Özellikle 60 yaşından sonra görülme sıklığı artar. Erkeklerde bayanlara oranla iki kat daha fazla görülür. Genetik ve çevresel faktörler ( özellikle tüketilen gıdalar) mide kanserinin ortaya çıkmasında en önemli rol oynarlar.
RİSK FAKTÖRLERİ Tüketilen gıdalar: Çok sık et yemek Kanatlı hayvanların etleri risk oluşturmamaktadır. Tütsülenmiş gıdalar Fazla pişirilmiş etler Sebze ve meyvenin az tüketilmesi Tuzlu ve salamura gıdaların fazla tüketilmesi Aşırı alkol tüketilmesi Sigara içmek Birinci derece yakınlarında mide kanseri öyküsü Mide ülseri ameliyatı geçirmiş olmak Kronik atrofik gastriti olanlar Helicobacter pylori enfeksiyonu olanlar Mide mukozasında (sümüksü zarında) adenom türünden polibi olanlar Hipogamaglobulinemi denilen kalıtsal antikor eksikliğinde A kan grubuna sahip kişiler BELİRTİ VE ŞİKAYETLER Karnın üst bölgesinse baskı ve şişkinlik hissi Yemeklerden sonra yada sırasında ağrı, baskı hissetme Erken doyma hissi Kısa zamanda fazla miktada kilo kaybetme (istem dışı) Güçsüzlük halsizlik Sevilen gıdalara karşı isteksizlik Yemek sırasında yemek borusunun alt kısmında takılma hissi Bulantı kusma Sindirin sisteminde kanama; gizli yada belirgin Anemi TEŞHİS Gastroskopi: Optik bir görüntüleme sistemi ile agızdan girilerek yemek borusu, mide yüzeyi ve duodenum (oniki parmak barsağı) görüntülenir. Cıhaz esnek bir hortum şeklindedir.Yapısında minik bir ışık kaynağı ve girişimsel işlemlerin yapılabilmesi için kanalllar vardır. Mide yüzeyindeki düzensizlikler, ülser, polip, kitle gibi patolojik oluşumlar görülebilir. Şüphe edilen bölgelerden ufak pens yardımıyla patolojik tanı için parça alınabilir. Bu işleme biopsi denilir. Baryumlu Mide Grafisi: Radyoopak bir madde içirilerek röntgen aracılığı ile görüntü elde edilir. Tümor markerleri: Kanserin türüne göre bazı belirteçler kanda tespit edilebilir. Özellikle kanserin yayılımını saptama açısından: Bilgisayarlı Tomografi (karın, akciğer, beyin) Ultrasonografi Kemik sintigrafisi TEDAVİ Mide kanserinde radikal tedavi ameliyattır. Erken dönemde yapılacak tedavi ile daha kesin sonuçlar alınabilmektedir. Tümör küçükse ve çevre dokulara yayılmamıssa ameliyat yeterli olabilmektedir. Ancak ilerlemiş tümorlerde ameliyat öncesi ve sonrasında kemoterapi dediğimiz onkolojik tedavilere sıklıkla ihtiyaç duyulmaktadır. Ameliyatın mümkün olmadığı durumlarda kemoterapi ve bazen ek olarak radyoterapi (şua tedavisi) ile tümörboyutu kısmen küçültülebilir, ilerlemesi yavaşlatılabilir. Kalıcı bir iyileşme mümkün olmaz. Op. Dr. Ahmet PERGELGenel Cerrahi Uzmanı |