Beştelsiz Mah. 101. Sokak. No:107 Akşemsettin Tramvay Durağı Zeytinburnu
enruar

A Tipi Kişiliğe Sahip Olanlar Kanser Olmaya Daha Yatkın

A Tipi Kişiliğe Sahip Olanlar Kanser Olmaya Daha Yatkın

Modern dönemin en büyük sorunlarından birine dönüşen stres, kanser başta olmak üzere birçok hastalıkta kilit rol oynuyor. İnsanların yaşadıklarıyla doğrudan bağlantılı olan stres özellikle kanser hastalarının savaşında büyük bir düşmana dönüşebiliyor. Avrasya Hastanesi Radyasyon Onkoloji Uzmanı, kanser ve stres arasındaki derin ilişki hakkında önemli bilgiler veriyor.

Kişilik gruplarına dikkat

Kişilik tipleri belli gruplara ayrılır. Araştırmacılar A tipi kişilik özellikleri taşıyanların strese yatkın olduğunu bildirmiştir. A tipi kişilik özelliği aşırı mükemmeliyetçi, zamanla yarışan, aceleci, beklemeye tahammülü olmayan, dinleme güçlüğü taşıyan, telaşlı sabırsız, rekabetçi ve aynı anda birden çok işi yapmaya çalışan kişilerdir. B tipi kişilik ise bunun tam tersidir. İş konusunda çok rahatlar, zaman ve başarı ile pek ilgilenmezler. İşte kalite arayışı yok. Başkalarıyla yarışmaz, sakin ve açık konuşur. Sağlığına düşkün ve boş vakti bol olmak, her şeyi olduğu gibi kabul etmek, herkesle dostluk içinde olmak, çevreye açık ve sosyal yaşamı seven…

A tipi kişilik risk grubunda

Yapılan çalışmalarda, stresle baş etme becerileri yüksek, iyimser ve kendine güvenen kanser hastaları ile çöküntüye uğrayan kanser hastaları karşılaştırıldığında birinci gruptaki hastaların daha uzun yaşadığı bulunmuştur. Hastalara sosyal desteğin tedavi sürecini olumlu etkilediği görülmüştür. Bu durumda kanser tedavisi için A tipi kişilikler risk grubunda yer alıyor.

Kanser hastalarında stres neden artar?

Kanser tanısı alan hastalar duygusal, bilişsel ve fiziksel olarak dağılma, korku, çaresizlik gibi duygular yaşar. Dışarıdan gelen etkilere duyarlıdır. Bu nedenle hekim, hemşire ve bütün sağlık personeli önemli etkiye sahiptir. Kanser hastalarına tedavide kemoterapi, radyoterapi, cerrahi tedavi ve hormon tedavisi uygulanmaktadır. Uygulanan tedavilere bağlı olarak kardiyak, nörolojik, böbrek, akciğer ve diğer organlarda fonksiyon bozukluğu gelişir. Hasta bu yan etkilerle uğraşmak zorunda kalır.

Yüzde 65’i yürüme güçlüğü çekiyor

Kanser tedavisi gören yetişkinlerin yüzde 11’i, 65 yaş üzerindekilerin de yarısı yaşam aktivitelerinde kısıtlama yaşıyor. Hastaların yüzde 65’inde yürüme güçlüğü görülüyor. Hastalar ve aileleri sadece yaşamlarındaki değişikliklerle mücadele etmek zorunda kalmıyor, aynı zamanda psikolojik ve sosyal sıkıntıların üstesinden gelmeye çalışıyorlar. Halbuki umut, kanser tanısı alan ve tedavi gören bireylerin, hastalıkla baş etme gücünün geliştirilmesinde önemli rol oynar. Tedaviye devam etmelerini ve kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan bir kaynaktır. Kanser tedavisini uygulayan hekimler hastanın sevildiğini, ilgilenildiğini ve sağlığının bozulmasına bakılmaksızın başkalarının yaşamında önemli olduğunu fark etmesini sağlamaya çalışmalı. Hastaları pozitif deneyimlere sahip olan kişilerle endişesini paylaşmasını önermeli.

Stres ile nasıl çıkılır?

  • Yaşama bakış açımızı geliştirerek olayları olumlu tarafından da görebilmek gerekir.
  • ‘Hayır’ demeyi öğrenmeli,
  • İstemediğiniz, size yük getirecek, sorunlar oluşturan, sizi zorlayacak durumlardan kaçınılmalı,
  • Düzenli spor ve egzersiz yapmalı,
  • Sağlıklı beslenmeli,
  • Bol bol sebze ve meyve tüketin,
  • Az yağlı süt peynir ve evde mayalanmış yoğurt tüketilmeli,
  • Fazla şeker ve tuz tüketmekten uzak durulmalı,
  • Hazır gıdaları kullanmaktan kaçınılmalı,
  • Düzenli uyku uyumalı,
  • Sosyal destek almalı, hobiler edinmeli, yaşantıda mizaha yer vermeli.
Hizmetlerimiz Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Bizi Arayabilirsiniz: